26 Haziran 2008 Perşembe

3. bölüm özet

3. Bölüm

Kızkardeşler sokakta kalma tehlikesiyle karşı karşıya

Köşkü restorana çevirmek için tadilata gelen ekip, kızları yataklarından kaldırır. Beş kız kardeş de şaşırır. Elif ve Armi adamlarla tartışırlar ve evi gezmelerine izin vermezler.
Kızların tavrını öğrenen ve bir an önce işi bitirmeye çalışan Sami iyice saldırganlaşır. Üst üste yaşadıkları felaketler yetmezmiş gibi, beş kız kardeş şimdi de sokakta kalacaklardır. İşin ciddiyetini anlayan Elif hemen ev aramaya başlar. Armi de garsonluk için başvurur. Ancak gittiği kafeteryada Utku ile karşılaşır ve yine tartışırlar. Köşk için adamlar ikinci kez kapılarına dayanınca Armi kendine hakim olamaz ve Hulusi Bey’in evine gider. Ona ağzına geleni söyler. Kızlar bir şekilde hayata tutunmaya çalışırken halaları Şevkiye de boş durmaz ve Cansu’yu almak için bir avukatla anlaşır. Kurduğu plana göre Cansu’yu ablalarından koparmak için mahkemede delil olacak her şeyi toplamaya başlar. Günler geçtiği halde babalarından haber alamayan küçükler, Elif ve Armi’yi iyice sıkıştırmaya başlarlar.

2. bölüm özet

Elif, Armağan ve kardeşleri şokta. Elif, Armağan, Yeliz, Bilge ve Cansu bekçiliğini üstlendikleri köşkte kendilerine ayrılmış bölümde anneleri ve uzun yol şoförlüğü yapan babalarıyla yaşayan, birbirine bağlı beş kızkardeştir. Kaderin onlara hazırladığı kötü sürprizlerden habersiz başladıkları gün, artarda gelen kötü haberle yıkılırlar.

Kızkardeşlerden en büyük ikisi Elif ve Armağan, annelerinin durumunu öğrenmeye hastaneye giderler.İki kızkardeş hastanede acı gerçekle yüzleşirler. Annelerini artık bir daha göremeyeceklerdir. Henüz bu gerçeği bile kabul edememişlerken babalarının da Irak’ta uğradığı bir saldırıda öldüğünü öğrenirler.İki kızkardeş evdeki küçükler için güçlü olmak zorundadır. Babalarının da öldüğünü şimdilik saklama kararı alırlar. Evdekiler de öğrendikleri bu acı haberle yıkılırlar. Annesinin öldüğünü öğrenen en küçük kardeş Cansu, sessizliğe gömülür. Yan köşkün kâhyası Bade ve yeğeni Ali kızlara destek olmaya çalışır. Halaları Şevkiye de haberi duyunca cenazeye gelir. Özellikle Cansu’ya karşı çok duyarlıdır. Bu ilgi özellikle en büyükleri Elif’i rahatsız eder, elinden geldiği kadar halayı kardeşlerinden uzak tutmaya çalışır. Herkes Mustafa’dan haber beklemektedir.

Elif ve Armağan babaları konusunda köşeye sıkışmışlardır. Ellerindeki para da gün geçtikçe azalmaktadır. Elif kuaförde çalışmaya başlar, Armağan da part time bir işe başvurur. Bir kaç gün geçtiği halde Cansu’nun tek kelime bile konuşmaması kızları çok üzer. Şevkiye, Cansu’yu doktora götürmek için devreye girer.Hala’nın niyeti başkadır. Üstelik kızların babası olan kardeşi ile ilgili bilgi almak için çalıştığı şirkete gider. Ayakta durmak için birbirlerine kenetlenen kızkardeşleri kötü bir sürpriz beklemektedir.

17 Mayıs 2008 Cumartesi

kucuk kadinlar dizisi birinci bölüm

Hayat geçmek zorunda olduğumuz sınavlarla doludur. Bu sınavlar kimilerine “kolay” gelir… Sorunların çözümlerini bulmakta zorluk çekmezler… Adeta sorun çözümüyle birlikte gelir… Bunlar şanslı insanlardır. Bir de hayatları boyunca zor sınavları geçmek zorunda olanlar vardır. Onlar bir çok zorluğa göğüs germek, sırtlarına binen ağır yükleri biraz olsun hafifletmek için hayatları boyunca debelenip dururlar. Bunlar da şanssız insanlardır. Ama bu şanssız insanlar hayata daha bağlıdır… Daha bir tadını çıkartırlar mutlu günlerin. Çünkü mücadele bağlılığı, emek sevgiyi, baş etme gücünün farkında olmak da vefayı getirir. Bütün bu zor sınavlarda elimizi tutan, bize destek veren, hatta gerektiğinde bütün sorumluluğu yüklenen iyilik melekleri vardır etrafımızda… Yeryüzündeki meleklerimiz… Annemiz ve babamız… Hayatlarını , çocuklarının mutluluğuna vakfedenler... Hikayemiz yeryüzündeki iyilik meleklerini kaybettikten sonra birbirine kenetlenmiş beş kız kardeşin hikayesidir…

En büyüğü yirmi, en küçüğü altı yaşında olan beş kız kardeş… Anne babaları bu dünyadan göçüp gittikten sonra karşılaşacakları bütün sınavlarda el ele veren , birbirlerine kızsalar da küsseler de , bağırıp çağırsalar da karşılarına çıkan en zor sınavda bile tek bir yürek olan… Birbirlerinden farklı beş kız kardeş… Kardeşlerine hem anne hem baba olan, hukuk fakültesi 2. sınıf öğrencisi Elif (20), içi dışında, sırdaş, güçlü, “delidir ne yapsa yeridir” tanımının en iyi örneklerinden Armağan (17) - nam-ı diğer Armi - , okul derdiyle , sivilceleriyle , üç kuruş harçlıkla arkadaşlarına rezil olmadan onlara yetişme telaşıyla tam bir ergen Yeliz (15), yaşından büyük bir hastalıkla yaşayan, olgun, kitap okuma tutkusu olan, sorumluluk sahibi, anlayışlı Bilge (12) ve en küçük, en hassas, en sevimli, müzik tutkunu Cansu (6).

Anne babalarının bekçilik yaptığı köşkte kendilerine ayrılmış bölümde, her gün doğumunda, umutla, sevgiyle, ayakta kalma azmiyle güne “merhaba” diyecekler. Ne olursa olsun , pes etmeyecekler. Birbirleri için direnecekler. Başlarına gelecek her felaket onlara bir şeyler öğretecek. Daha güzel günler için hırslanacaklar , güçlenecekler…

Onlar Küçük Kadınlar. Onlar ne pahasına olursa olsun düşmemek için hayatla elele mücadele edecek , hep birlikte “büyüyecekler.”

oyunculari




Ekin Türkmen
(Elif)







Ali İl
(Ümit Sezek)







Hande Soral
(Armağan Gezici)







Fulya Zenginer
(Yeliz Gezici)







Elit İşcan
(Bilge Gezici)







Burak Sağyaşar
(Utku Deviren)







Selin Ilgar
(Cansu Gezici)